Ana içeriğe atla

27 MART 2009 Bahis

223 - 20.00 İsrail – Yunanistan :

İki ülke futbolu da yaptıkları sert defans ve dirençli futbollarıyla tanınır. Buna rağmen hem Yunanistan’ın hem de İsrail’in gruplarında yaptıkları 4 maçın 3ü Üst seçeneğiyle bitmiş. Yine de iki ekip grupta ilk iki sırayı paylaştıkları için kaybedecekleri puan çok önemli risk taşıyacak ve ona göre alışkın oldukları gibi defansif oynayacaklar. Bu yüzden tercihim ALT – 1,45

224 – 20.45 Romanya – Sırbistan :

Romanya’nın son yıllarda yükselen bir performansı olsa da 2010 Dünya Kupası elemelerinde grupta 3 maçta topladıkları 4 puanla 5. sıradalar. Ayrıca bu maçta Florentin Petre ve Chivu oynamayacak. Buna karşın Sırbistan’ın en önemli yıldızlarından Vidic, Satnkovic ve Zigic hayatlarının en formda dönemlerini yaşıyorlar. Romanya bu maçtan galibiyet ile ayrılmazsa durumları çok zora girecek. Ama yinede benim tercihim 02 Çifte Şans – 1,47

228 – 21.45 Belçika – Bosna Hersek :

Grubumuzda belki kendi maçımızdan daha önemli bir maç. Bosna Hersek’de önemli eksikler var, Belçika’da da Kompany yok. Buna rağmen Bosna Hersek bana göre daha iyi bir takım. Maçın ne olacağını çok tahmin edemesem de benim bu maç için tercihim ÜST – 1,80

229 – 21.45 Hollanda – İskoçya :

Normal bir günde bile kesin favori Hollanda’dır. Üstüne üstlük İskoçya’da 6 eksik bulunmakta. Hollanda’nın atak ve göze hoş gelen futbolunu da düşününce tercihim ÜST – 1,70; Garanticiler için 1 – 1,20

232 – 21.45 İrlanda Cumhuriyeti – Bulgaristan :

İtalya’nın ne yapıp edip grupta birinci liğini alacağını varsayarsak grupta ikincilik için en büyük iki adayın maçı. Bulgaristan 3 maçta 3 beraberlik alarak işini biraz zora soktu ama Berbatov ve Petrov gibi maçlara ağırlık koyacak isimleri var. Ama ikiside bu maçta oynamayacak. İrlanda Cumhuriyeti tek farkla da olsa 4 maçın 3ünden galip çıktı. Bu yüzden ilk tercihim ALT- 1,50 ikinci tercihim 1 - 1,70

237 – 22.45 Portekiz – İsveç :

Portekiz bu elemelerde evinde oynadığı 2 maçtan sadece 1 puan alabildi. Grubunda ki en önemli rakibinin İsveç olduğunu düşünürsek (ki grupta Portekiz 4, İsveç 5 sırada) bu maç onlar için çok önemli. En büyük şansları İbrahimoviç gibi bir sihirbazın cezalı, Rosenberg’in sakat olması yüzünden bu maçtaki favorim 1 – 1,45

238 – 23.00 İspanya – Türkiye :

Normal günde bile İspanya favoriyken, üstüne üstlük Türkiye’nin gizli kaptanı takımın en iyi oyuncusu Hamit Altıntop sakat. Bunun yanında Servet, Mehmet Topal’ın eksikliği ve İbrahim Üzülmez’in varlığı bu maçta Guiza’ya bile gol attırabilecek etkenler. Duygusal düşünmeyenler için 1 – 1,25 veya ilk yarı 1 – 1,60, duygusal düşünenler için ÜST – 1,50 öneriyorum. Ayrıca oran isteyenler ToplamGolSayısı 4-6 – 2,10 düşünebilirler. Maç skoru tahminim 4-1 – 12,50

240 – 01.00 Meksika – Kosta Rika :

Meksika’nın başında tecrübeli menajer Sven-Goran Erikkson bulunmakta. İlk maçını kaybetmesine, Kosta Rika’nın da ilk maçını kazanmasına rağmen benim Tercihim 1 – 1,40

322 – 00.00 Ekvador – Brezilya :

Güney Amerika orta sıra ülkelerinin futbol adına en büyük onur mücadeleleri evlerinde oynadıkları Brezilya maçları. Ekvador’un saha, rakım ve diğer futbol dışı etkenleri göz önüne alınca maç için kafalarda sorun işareti oluşuyor. Brezilya genelede eleme maçlarında tüm kadroyu çağırmazdı ama bu sefer Ronaldinho, Pato, Kaka, Adriano, Robinho gibi yıldızların hepsi milli takıma davet edildi. Arjantin ve Şili’nin oynayacakları maçları da düşünürsek olası bir puan kaybı Brezilyayı grupta dördüncülüğe atabilir. Bu yüzden benim tercihim iyi oranıyla 2 – 1,80

Birinci Kupon :

229 - Hollanda - İskoçya 1
237 - Portekiz - İsveç 1
238 - İspanya - Türkiye Üst
240 - Meksika - Kosta Rika 1 Toplam : 3,65

İkinci Kupon :

224 - Romanya - Sırbistan 02
229 - Hollanda - İskoçya Üst
232 - İrlanda - Bulgaristan Alt
322 - Ekvador - Brezilya 2 Toplam : 6,75



Fotomaçtaki ilk yorumumda kuponum kazandırmıştı, inşallah bu sefer kötü bir sonuçla yorumlara başlamam. Herkese iyi şanslar...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Galatasaray Vefa Klübü

Son yıllarda bir gelenek oldu, Galatasaray'da futbolu bırakan kişilerin televizyonda yorumcu olup Galatasaray'a sallaması. Bu furya önce Bülent Korkmaz'la başladı; Hakan Ünsal, Hakan Şükür ve Hasan Şaş'la devam etti. Bu kişilerin, Galatasaray için efsane futbolcular olmalarının yanında, en önemli ortak noktaları Galatasaray için ağızlarından güzel birşey çıkmamasıdır. Hatta hepsi sanki ağız birliği yapmışçasına, ilk programlarında sezon için iyi dileklerin ardından, konuyla alakasız "Vefa bir semt adıymış" cümlesini kullanarak yönetimlere taş atmışlardır. Galatasaray'a çok şey kazandırdıklarını kimsenin inkar edemeyeceği bu isimlerin, iyi okullarda okumuş, master yapmış şirket müdürlerinin hayal edemeyeceği kadar milyonlarca lirayı, şanı ve şöhreti Galatasaray sayesinde kazandıklarını bilmesek her spor programında göz yaşlarımızı tutamayacağız.Bu üzüntü veren dramanın en acıklı bölümü ise geçen sene Alper Tezcan'ın UEFA madalyasını satması oldu herhal…

İşte Ben Böyle Severim Fatih Terim'i

Sevme hissi çok gariptir. Duramaz hiçbir şey önünde, ne başkası, ne kendin, ne hayaletin. Çok kutsaldır ama yine de vardır bencil bir tarafı. Ne olursa olsun istersin aşık olduğun insan tarafından sevilmek. Karşılık beklemem dersin ama içten içe sen de özen gösterilmek, el üstünde tutulmak istersin. Ama tanımadığın bir insanı sevmek çok başka bir şeydir. Sadece hikayelerini duyduğun, televizyonlarda gördüğün bir insanı sevmek, anneni, babanı severmiş gibi hem de kalbinin en derinlerinden sevmek kimilerine göre belki deliliktir, kimine göre cennetlik. Yakın arkadaşlarımdan birinin (İsmail Annıkızıl) benim hakkımda güzel bir tespiti vardır. Der ki: "Cemşit sen sevme, sevince bokunu çıkarıyorsun". Anlamışsınızdır yazdıklarımdan zaten. İşte ben böyle severim Fatih Terim'i.

İki gün görmeyince heyecanla beklediğim kız arkadaşım gibi, sanki hergün evden çıkarken güle güle dediğim, eve döndüğümde halini hatırını sorduğum ailem gibidir O, benim için. Hayatımda tanışmadım, elini …

Yeni Sezon Öncesi Galatasaray

Geçen sezonki başarısızlık sonrası Galatasaray'da hem yönetim hemde futbolcular için çanlar çalmaya başlamışken, yönetimin geçmiş yanlışları doğru teşhisi ve Haldun Üstünel'in varlığı Galatasaraylıların sezona umutla bakmasını sağladı. 2009/10 sezonuna büyük umutlarla başlayan Galatasaray'ın bana kalırsa en büyük transferi Frank Rijkaard. Geçmişi, başarıları, kişiliğiyle Galatasaray'ın yıllardır beklediği, özlem duyduğu bir isim. Daha geldiği ilk günden beri sempatik tavırlarıyla ve kullandığı türkçe kelimelerle herkesin sempatisini kazandı. Her zaman Glatasaray ürünleri giyerek ekranlar karşısına çıkması da klübü şimdiden benimsediğini gösteriyor. Yeni bir teknik adam gelince elinde sihirli değneğiyle geleceğini bekleriz, hepte fos çıkar. Ama Rijkaard sihirli değnek misali ilk icraat olarak, kanayan yara duran topları düzeltmek oldu. Yıllardır duran toplardan bırakın gol bulmayı pozisyon yakalayamayan takımın, ilk 3 resmi maçında 4 tane duran toptan gol bulması taraf…