Ana içeriğe atla

31 MART 2009 Bahis

4 gün önceki maç tahminlerimde 9da 6 bilebildim. Ters köşeye yattığım maç İspanya - Türkiye oldu. Üst olacağını tahmin ettiğim maç çok kısır geçti 1-0 sonuçlandı. Bunda Fatih Terim'in 60 dakika boyunca uguladığı akıllı taktiğin çok önemli bir payı vardı. Keşke 1 puanla ayrılabilseydik İspanya deplasmanından. Geçelim bu programdaki maçlara:

12.00 - 521 - Avustralya - Özbekistan : Avustralya Japonyayla beraber gruplarında ilk iki sırayı paylaşarak Günay Afrika'ya gidecekleri kesin. Ama yinede prestij olarak iki takımda grubu ilk sırada bitirmek isteyecektir. Alacakları 3 puanla, Avustralya grupta birinciliğe oturacak. Kewell, Cahill, O'Neill, Viduka gibi yıldızlarla bu maçtan 3 puan alacaktır. 1 - 1,25






14.00 - 523 - G.Kore - K.Kore : İki ülke arasındaki politik sorunları hepimiz biliyoruz, bu tarz sorunlu ortamlarda maçlar hep kısır ve bol kartlı geçmiştir. Bu politik durumu bir kenara bırakırsak bu iki tamının grupta İran ve Suudi Arabistan gibi güçlü rakipleride var. K. Kore 50 yıl sonra dünya kupasına gitmeyi hedefliyor. Şu anda grupta da ilk sıradalar. İki takımın aralarında yaptıkları son beş maç alt ve berabere bitmiş. Bu verileri göz önüne alınca benim tercihim ALT - 1,55

20.00 - 536 - Gürcistan - Karadağ : Gürcistan'ın kalitesiz kadrosunun her gittiği yerde başarısız olan Hector Cuper bulunmakta. Karadağ İtalya karşısında göz doldurdu, bu takıma Vucinic'te girince güçlü bir takım ortaya çıkacaktır. Gürcistandaki zeminde göz önüne alınınca maç için tercihim ALT - 1,65

21.00 - 540 - Türkiye - İspanya : Fatih Terim genelde maçlara kötü kadroyla başlar, sonra değişikliklerle kadroyu normalleştirince sanki takım Fatih Terim'in dehasıyla düzelmiş zannedilirdi. Bu sefer doğru ilk onbir ve doğru taktikle başladı, 60ıncı dakikada takımı bozdu. Bu skorda futbolcuların kondisyon eksikliğininde etkisi vardı. Bu maça gelirsek bence İspanya as kadrosuyla çıkmayacak, Guizayı bile oynatabilirler. Bu maçta milli takımımızı şanslı görüyorum. Maç yenilmeyeceğimizi umuyorum. Maçta ilk yarı eşitliğin bozulmayacağını düşündüğüm için ben kendi kuponuma İlkYarı 0 - 1,85 koyacağım.


21.15 - 542 - Danimarka - Arnavutluk : Portekiz ve İsveçin saçmalaması Danimarkanın iyice iştahını kabartıyor. 2008 Avrupa Şampiyonasına da katılamayan Danimarka bu turnuvaya katılmak için elinden geleni yapıyor. Bu maçta bol gol olacağını düşünüyorum. ÜST - 1,6

21.30 - 545 - Çek Cumhuriyeti - Slovakya : Çekoslavakya'nın iki parçası bu grupta karşıya karşıya geliyorlar. İsim olarak Çekler daha iyiymiş gibi görünsede artık Slovakya futboluda gelişiyor. Çeklerin çok fazla bir hücum organizasyonu yok, Sionko ve Plasil'in kanatlardan taşıyacağı topları Barosun gol yapmasını bekliyorlar. Bu maçta çok olmaz ALT - 1,65







21.50 - 553 - İtalya - İrlanda Cumhuriyeti : İki takımın başında da
Juventus için efsane olmuş oyuncu ve teknik direktörler bulunmakta. İrlanda uzun süre sonra büyük bir turnuvaya gitme eşiğinde. İrlanda'ya karşı ne kadar sempatim olsada İtalya kadar disiplinli ve kaliteli bir takım karşısında işleri epey zor. Garanticiler için tercihim 1 - 1,3







22.00 - 554 - İngiltere - Ukrayna : İngilterenin başında nereye gitse başarı götüren sihirbaz Capello var. Yıllardır beklediği başarıya Capello yönetimindeyken ve Gerrard, Lampard, Terry ve Ferdinandlı kadroyla ulaşamazlarsa bir daha ulaşamazlar. Hiç bir maçı kaybetmek istemeyen Capello, Wembleyde de Ukraynaya arşı puan kaybetmez. 1 - 1,2


03.50 - 561 - Brezilya - Peru : Ekvador deplasmanında kaybettikleri puanla grupta 4üncü duruma düştüler. Bunun acısını Kaka'nın dönüşüyle grup sonuncusu Peru karşısında çıkaracaklardır. 2 Handikap verilen maçta ( yani Brezilyanın 3 farkla yenmesi gerekiyor) tercihim 1 - 1,45







Birinci Kupon :
521 - 1
523 - Alt
553 - 1
554 - 1
561 - 1 Toplam : 4,38

İkinci Kupon
536 - Alt
540 - İlkYarı 0
542 - Üst
545 - Alt Toplam : 8,06

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Galatasaray Vefa Klübü

Son yıllarda bir gelenek oldu, Galatasaray'da futbolu bırakan kişilerin televizyonda yorumcu olup Galatasaray'a sallaması. Bu furya önce Bülent Korkmaz'la başladı; Hakan Ünsal, Hakan Şükür ve Hasan Şaş'la devam etti. Bu kişilerin, Galatasaray için efsane futbolcular olmalarının yanında, en önemli ortak noktaları Galatasaray için ağızlarından güzel birşey çıkmamasıdır. Hatta hepsi sanki ağız birliği yapmışçasına, ilk programlarında sezon için iyi dileklerin ardından, konuyla alakasız "Vefa bir semt adıymış" cümlesini kullanarak yönetimlere taş atmışlardır. Galatasaray'a çok şey kazandırdıklarını kimsenin inkar edemeyeceği bu isimlerin, iyi okullarda okumuş, master yapmış şirket müdürlerinin hayal edemeyeceği kadar milyonlarca lirayı, şanı ve şöhreti Galatasaray sayesinde kazandıklarını bilmesek her spor programında göz yaşlarımızı tutamayacağız.Bu üzüntü veren dramanın en acıklı bölümü ise geçen sene Alper Tezcan'ın UEFA madalyasını satması oldu herhal…

İşte Ben Böyle Severim Fatih Terim'i

Sevme hissi çok gariptir. Duramaz hiçbir şey önünde, ne başkası, ne kendin, ne hayaletin. Çok kutsaldır ama yine de vardır bencil bir tarafı. Ne olursa olsun istersin aşık olduğun insan tarafından sevilmek. Karşılık beklemem dersin ama içten içe sen de özen gösterilmek, el üstünde tutulmak istersin. Ama tanımadığın bir insanı sevmek çok başka bir şeydir. Sadece hikayelerini duyduğun, televizyonlarda gördüğün bir insanı sevmek, anneni, babanı severmiş gibi hem de kalbinin en derinlerinden sevmek kimilerine göre belki deliliktir, kimine göre cennetlik. Yakın arkadaşlarımdan birinin (İsmail Annıkızıl) benim hakkımda güzel bir tespiti vardır. Der ki: "Cemşit sen sevme, sevince bokunu çıkarıyorsun". Anlamışsınızdır yazdıklarımdan zaten. İşte ben böyle severim Fatih Terim'i.

İki gün görmeyince heyecanla beklediğim kız arkadaşım gibi, sanki hergün evden çıkarken güle güle dediğim, eve döndüğümde halini hatırını sorduğum ailem gibidir O, benim için. Hayatımda tanışmadım, elini …

Yeni Sezon Öncesi Galatasaray

Geçen sezonki başarısızlık sonrası Galatasaray'da hem yönetim hemde futbolcular için çanlar çalmaya başlamışken, yönetimin geçmiş yanlışları doğru teşhisi ve Haldun Üstünel'in varlığı Galatasaraylıların sezona umutla bakmasını sağladı. 2009/10 sezonuna büyük umutlarla başlayan Galatasaray'ın bana kalırsa en büyük transferi Frank Rijkaard. Geçmişi, başarıları, kişiliğiyle Galatasaray'ın yıllardır beklediği, özlem duyduğu bir isim. Daha geldiği ilk günden beri sempatik tavırlarıyla ve kullandığı türkçe kelimelerle herkesin sempatisini kazandı. Her zaman Glatasaray ürünleri giyerek ekranlar karşısına çıkması da klübü şimdiden benimsediğini gösteriyor. Yeni bir teknik adam gelince elinde sihirli değneğiyle geleceğini bekleriz, hepte fos çıkar. Ama Rijkaard sihirli değnek misali ilk icraat olarak, kanayan yara duran topları düzeltmek oldu. Yıllardır duran toplardan bırakın gol bulmayı pozisyon yakalayamayan takımın, ilk 3 resmi maçında 4 tane duran toptan gol bulması taraf…