26 Ocak 2010 Salı

HARRY KEWELL

Gazetelerdeki haberlere göre yazı yazmak pek bana göre değil ama dayanamadım. Bu sabah hangi gazeteyi açsam "Yolcu Harry Kewell mı?" haberleri ilk sayfadan verilmişti. Beynimden vurulmuşa döndüm. Gözlerimin gördüğünü beynim inkar etmek istiyordu. Palavracı basına inanmasam da, dün Adnan Polat'ın ağzından transfer konuşmaları, gerçekten Harry Kewell'ı işaret ediyordu.Türkiye böylesine karakterli, böylesine güler yüzlü, böylesine çalışkan, böylesine profesyonel kaç insan gördü? Hayata karşı duruş değil midir en önemli olan? Galatasaray'ı; Fenerbahçe'den, Beşiktaş'dan ayıran en önemli konulardan biri futbolcusuna bağlılığı ve futbolcularının klüplerine bağlılığı değil midir? Bu klüp çok karakterli bir davranış sergileyip Linderoth'a bakmadı mı sonuna kadar? Şimdi nereden çıktı Kewell'ı sakatlandı diye göndermek, sığarmı bu klüpçülüğe? Herşey sadece sahada kazanılan başarı mıdır? Bu mudur bir futbol klübünü büyük yapan? 15 sene şampiyon olamadığı zaman küçüldü mü Galatasaray, 20 senedir şampiyon olamıyor diye küçülecek mi Liverpool?
Hagi'den sonra ilk defa bu kadar bağlandık birine, ilk defa biri bu kadar içimizi ısıttı gülüşüyle, mimikleriyle... Gönderilecek olursa eğer, kalbimizde açılacak yarayı kimsenin transferi veya hiçbir kupa iyileştiremez. Galatasaray bu değildir, bu olmamalıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder